<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>

<!DOCTYPE rss PUBLIC "-//Netscape Communications//DTD RSS 0.91//EN"
 "http://my.netscape.com/publish/formats/rss-0.91.dtd">

<rss version="0.91">

<channel>
<title>Kuşca Sitesi</title>
<link>http://www.kusca.com</link>
<description>KUSCA.COM</description>
<language>tu_TR</language>

<item>
<title>Göçmen gençler hayal kırıklığı yarattı</title>
<link>http://www.kusca.com/modules.php?name=News&amp;op=NEArticle&amp;sid=3496</link>
<description>Danimarka’da eğitim alanında başarıları giderek artan Türkiye kökenli genç erkeklerden yarısına yakınının kadın-erkek eşitliği konusundaki görüşleri ise hayal kırıklığı yarattı. Kadınların evde kalıp çocuk bakmasından yana olduklarını belirten bu gençler, kadınların eğitim almasını da gereksiz buluyorlar.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Danimarka’da 9. sınıfa giden Türkiye kökenli genç erkeklerinden bazılarının kadın-erkek eşitliği konusundaki düşünceleri hayal kırıklığı yaratırken, bazı Türkiye kökenli genç kızların da aynı görüşleri paylaşması şaşkınlık yarattı.</description>
</item>

<item>
<title>DTP ‘Vicdani red’ hakkını Meclis’e getiriyor</title>
<link>http://www.kusca.com/modules.php?name=News&amp;op=NEArticle&amp;sid=3495</link>
<description>DTP Diyarbakır milletvekili Birdal vicdani ret hakkının tanınması için Meclis'e verdi. Birdal, kanun teklifinde 'Askeri Ceza Kanunun 58, 63, 87, 88 maddeleri ile TCK'nin 318. maddesinden açılan davaların düşürülmesini' istiyor.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Demokratik Toplum Partisi (DTP) Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal 'vicdani redçilerin' askerlikten muaf olabilmesi, askerlik hizmeti yerine cezalandırıcı nitelikte olmayan kamu hizmeti yapabilmeleri için hazırladığı kanun teklifini bugün Meclis’e verdi.&lt;br&gt;</description>
</item>

<item>
<title>Çocuklara 23 Yıl Hapsi istemi</title>
<link>http://www.kusca.com/modules.php?name=News&amp;op=NEArticle&amp;sid=3494</link>
<description>Diyarbakır'da eyleme katılan altı çocuk için 23'er yıl hapis isteniyor. İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi üyesi Akço, çocukların eylemlerinin hukuki sonuçlarını anlama yetisinin doğru değerlendirilmediğini söyledi; 'Mesele bu çocukları korumak' dedi.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Erdoğan’ın Diyarbakır gezisi sırasında gerçekleştirilen gösterilere katıldıkları, polise taş ve molotof kokteyl attıkları gerekçesiyle tutuklanan ve 13-14 yaşlarında olan beşi ilköğretim okulu öğrencisi altı çocuk hakkında 23 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.&lt;br&gt;</description>
</item>

<item>
<title>Türkiye kadın-erkek eşitliğinde 123. sırada</title>
<link>http://www.kusca.com/modules.php?name=News&amp;op=NEArticle&amp;sid=3493</link>
<description>Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından dünyada kadın-erkek eşitliğinin durumu hakkında hazırlanan raporda Türkiye 130 ülke arasında 123. sırada yer aldı. Gelişmekte olan ülkeler arasında yer alan Türkiye son 2 yılda 3 basamak daha gerileyerek, geri kalmış olarak tabir edilen Gana, Zimbabwe ve Etiyopya gibi ülkelerinde gerisinde seyrediyor.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Merkezi İsviçre'nin Cenevre kentinde bulunan Dünya Ekonomik Formu (WEF) dünyadaki kadın-erkek eşitliğine ilişkin 2008 yılı raporu açıklandı. Raporda, dünya genelinde kadın-erkek eşitliğinde ilerleme değil gerilemenin yaşandığı kaydedildi.</description>
</item>

<item>
<title>Türk: Kimi kimin vatanından kovuyorsun!</title>
<link>http://www.kusca.com/modules.php?name=News&amp;op=NEArticle&amp;sid=3492</link>
<description>Diyarbakır'da sona eren Türkiye'nin en uzun oturma eyleminde açıklamalarda bulunan DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk, Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'ırkçı' söylemleri için 'Kimi kimin vatanından kovuyorsun' dedi. Türk, Türk, Erdoğan'ın kimin başbakanı olduğunun iyice anlaşıldığını kaydetti.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Türk, oturma eyleminde yaptığı konuşmada AKP'nin savaş politikasında ısrar etmesinin halk tarafından asla kabul görmeyeceğini hep birlikte haykırmış olmanın onurunu yaşadıklarını belirterek, 'Son olarak Sayın Öcalan'a karşı fiziki saldırı ile adeta barutun fitili ateşlenmek istenmiştir. Yaşananlara karşı Kürt halkı 2 haftadan bu yana demokratik tepkisini gösteriyor.</description>
</item>

<item>
<title>Osmanlı’dan bugüne Kürtler ve Devlet-6</title>
<link>http://www.kusca.com/modules.php?name=News&amp;op=NEArticle&amp;sid=3491</link>
<description>9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, PKK’nın 1984’te Şemdinli ve Eruh baskınlarıyla başlayan süreci 29. Kürt İsyanı olarak adlandırmıştı. Halbuki, 1921 Koçgiri, 1925 Şeyh Said ve 1939 Ağrı isyanları dışındakiler, devletin Kürtlere yönelik ‘tedip’, ‘tenkil’ ve ‘harekât’larıydı.&lt;br&gt;&lt;br&gt;‘29. KÜRT İSYANI’ MI? &lt;br&gt;1993’te Süleyman Demirel’in ifşa ettiğine göre, bir gün Cumhurbaşkanı Turgut Özal, kendisine gizli bir yazı göndermiş ve şöyle demişti: “Sorunlu bölgeler, köyler ve dağlık bölgelerdeki mezralardan başlamak üzere bölge kademeli olarak boşaltılmalıdır.&lt;br&gt;</description>
</item>

<item>
<title>Osmanlı’dan bugüne Kürtler ve Devlet-5</title>
<link>http://www.kusca.com/modules.php?name=News&amp;op=NEArticle&amp;sid=3490</link>
<description>1961 darbecilerinin Kürt meselesini çözmek için oluşturdukları Doğu Grubu’nun gizli raporundaki asimilasyon önerileri âdeta 1925 tarihli Şark Islahat Planı’ndaki önerilerin kopyasıydı. Ancak, 1925 raporundaki Kürt teriminin yerini 1961’de ‘kendini Kürt sananlar’ terimi almıştı.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Parti çok ama zihniyet tek&lt;br&gt;Talepleri ister kültürel olsun, ister siyasi, ister idari olsun ister dinsel olsun, devletten tek tip tepki gören, bu tepki de baskı, zulüm, yıldırma, silah, bomba, hatta zehirli gaz gibi sert yöntemler olan Kürtler, 1946’da ‘Çok Partili’ yaşama geçildiğinde sindirilmiş durumdaydılar. &lt;br&gt;</description>
</item>

<item>
<title>Osmanlı’dan bugüne Kürtler ve Devlet-4</title>
<link>http://www.kusca.com/modules.php?name=News&amp;op=NEArticle&amp;sid=3489</link>
<description>'Ağrı Dağı tepelerinde tayyarelerimiz şakiler üzerine çok şiddetli bombardıman ediyorlar. Ağrı Dağı daimi olarak infilak ve ateş içinde inlemektedir. Türk’ün demir kartalları asilerin hesabını temizlemektedir. Zilan Deresi ağzına kadar ceset dolmuştur' (16 Temmuz 1930, Cumhuriyet )&lt;br&gt;&lt;br&gt;DEVLETİN İSYANLARI ÖNLEME REÇETESİ&lt;br&gt;‘İkinci Adam’ İsmet İnönü şöyle demişti: 'Kürtler Ermeni tehlikesini biliyorlardı. Milli Mücadele'nin devamınca canla başla beraberlik gösterdiler. Lozan Muahedesi yapılırken de Kürtler vatansever olarak Türklerle beraber bulunmuşlardır. Biz Lozan'da milli davamızı 'Biz Türkler ve Kürtler' diye bir millet olarak müdafaa ettik ve kabul ettirdik. Şeyh Sait İsyanı Kürtlerin bu umumi tutumundan ayrılan bir sapmadır.' ( 'Anılar', Ulus, 31 Mart 1969.)&lt;br&gt;</description>
</item>

<item>
<title>Osmanlı’dan bugüne Kürtler ve Devlet-3</title>
<link>http://www.kusca.com/modules.php?name=News&amp;op=NEArticle&amp;sid=3488</link>
<description>Yıllardır bazı Kürt çevreleri Mustafa Kemal’in, Kürtlere özerklik vaadettiğini, ancak sonra bundan caydığını iddia ediyor. Hatta, son olarak insan haklarının gözüpek savunucusu avukat Eren Keskin, bu iddiayı tekrarladığı için yargılanıyor. Peki, Kürtler ve Eren Keskin haklı mı? Peşinen söyleyelim: Evet, haklıdırlar!&lt;br&gt;&lt;br&gt;Kürtlere özerklik sözü verildi mi?&lt;br&gt;&lt;br&gt;Yıllardır bazı Kürt çevreleri, Mustafa Kemal’in, Kürtleri Milli Mücadele’ye kazanmak için özerklik vaadinde bulunduğunu ancak daha sonra bundan caydığını iddia ederler. Son olarak insan haklarının gözüpek savunucusu avukat Eren Keskin bu iddiayı tekrarladığı için yargılanıyor. &lt;br&gt;</description>
</item>

<item>
<title>Osmanlı´dan bugüne Kürtler ve Devlet-2</title>
<link>http://www.kusca.com/modules.php?name=News&amp;op=NEArticle&amp;sid=3487</link>
<description>Erzurum Kongresi’ne Alevi Kürtlerin yurdu Dersim’den delege davet edilmemişti. Ağırlıklı olarak Kürtlerin yaşadığı Elaziz’den dört, Mardin’den üç delegeyi Elaziz Valisi, Diyarbakır’dan seçilen üyeleri ise Diyarbakır Valisi engellemişti&lt;br&gt;&lt;br&gt;Erzurum ve Sivas Kongreleri’nde Kürtler temsil edildi mi?&lt;br&gt;&lt;br&gt;Mustafa Kemal Vahdettin görevlendirmesiyle, 3. Ordu Müfettişi ve ‘Fahrî yaver-i hazret-i şehriyari’ unvanı ile 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktıktan kısa süre sonra Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki bazı Kürt aşiret reislerine telgraflar çekmişti. &lt;br&gt;</description>
</item>

</channel>
</rss>